Güncel

“Devletimin Davet Ettiği Hiçbir Yere Katılmamazlık Etmem”

davet

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Net söyleyelim ki, devletimin davet ettiği hiçbir yere katılmamazlık etmem”dedi. İmamoğlu, makam odasına girmek isteyen jiletli kişiyle ilgili olarak, “Benim şahsımla ya da o makamla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bir takım tıbbi tespitler var.”dedi. 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKOM’u ziyaret ederek, BB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan çalışmalar ve İstanbul’un depreme hazırlık durumu hakkında bilgi aldı. Kenti, İstanbul’a aşık bir yönetimin yönettiğini belirten Kılıçdaroğlu, “İstanbul’a aşık bu insanlar. İstanbul’un deprem riskini, bir şekilde tümüyle ortadan kaldırmak istiyorlar. Ellerinden gelen her çabayı harcamak istiyorlar. Onlar, sadece merkezi hükümetin kendilerine engel olmamasını istiyorlar, o kadar. İstanbul’a aşık olan, 7’sinden 70’ine İstanbulluların huzur içinde yaşamasını isteyen bir ekip var. Bu ekibe herkesin destek olması lazım” dedi.

davet

Ekrem İmamoğlu, Kılıçdaroğlu’nun ayrılmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

İmamoğlu’nun sorulara verdiği cevaplar şöyle:

AFAD’daki önemli toplantıya katılmadığınız yönünde eleştiriler var, bu konuya bir açıklık getirir misiniz?
-Devletin en önemli sorunu deprem konusu. Yani depremle ilgili süreç, hazırlıklar, çalışmalar bizim de gündemimizi ve bilgilerimizi tazeliyor. Bu konuya çok yoğunlaştık. Bu konunu, bunun önüne geçmesini istemiyorum. Net söyleyelim ki, devletimin davet ettiği hiçbir yere katılmamazlık etmem.

Davet almadınız o zaman?

-Devletimizin davet ettiği hiçbir yere katılmamazlık etmem.

31 Mart seçimlerinin iptal edilmesine neden olan sandık kurulu başkanlarının usulsüz görevlendirilmesi ile ilgili bir karar çıktı. Savcılık takipsizlik kararı verdi. Bu kararı değerlendirir misiniz?

-Ben dedim diye, tekrar soruşturma canlandı herhalde. Üzülüyorum. Bu memlekette insanlar zan altında bırakıldı. Seçim iptal edildi. Memleketimizin milyonlarca lirası harcandı. İnsanların demokrasi adına vicdanları sızladı. Dünyada itibarımız azaldı.Ama milletçe bunu tedavi ettik. Ama olan, ülkemize oldu o 3-5 ayda. Önümüze bakacağız. Ama üzüntülüyüm. Bu insanların da bence itibarıyla oynadılar. Ama takipsizlik vermesi zaten beklediğimiz şeydi.

İmara açılan toplanma alanlarının listesini açıklayacak mısınız?

-Hepsini açıklayacağız. AVM var, site var, rezidans, site var. Adına ne derseniz… Şimdi konut tabirleri de değişti. Hatta şunu yapacağız. Kasım ayındaki deprem çalıştayımıza hazırlık yapıyoruz. O çalıştayımıza başta Sayın Fuat Oktay olmak üzere, bütün yetkilileri davet edeceğiz. Zaten bir arada yapalım istiyoruz. Depremle ve bu şehrin sorunlarıyla bir arada yüzleşelim istiyoruz. Bir arada, hep beraber tespitini yapıp, çözüm bulalım istiyoruz. Bu işin Ekrem’i, Ahmet’i, Mehmet’i yok. Belki hata yapanların içerisinde CHP’li belediyeler de çıkacak. Varsın çıksın, bana ne! Dolayısıyla hep beraber hesap vereceğiz, yüzleşeceğiz. Bundan sonra sorunlara çözüm bulurken de kafamızı kuma sokmayacağız. Bu kadar basit. Sizlere öncü rapor yollarız, gider tek tek bakarsınız hatta. 2 bin 600 civarındaki mevcut toplanma alanlarının tek tek fotoğrafı, niteliği, uygunluğu, fiziki altyapısı ihtiyaçlarının giderilip giderilmediği noktasında da çalışmamızı yapıyoruz. Bunda da şeffaf olacağız. Çözümleri buldukça da tanımlayacağız.

Güngören’deki küçük bir çocuk parkında insanlar toplanmıştı. Sizin bahsettiğiniz toplanma alanlarında bu tür yerler de var mı?

-Olmaz mı! Şu anda bakın, tespit ettiğimiz öyle yerler var ki, bu tespit ettiğimiz bu toplanma alanlarının içerisinde öyle küçük yerler var ki… Örneğin bir depremde oraya ulaşmak mümkün değil. Orayı depremde toplanma alanı diye tanımlamanın bir anlamı yok.Ben diyorum ki, bu ülkede hangi makamda olursak olalım, yüzleşelim. Ben bir ayıp yapmışsam yüzleşip onu düzelteyim. Bir dönemi karalamak peşinde değiliz. Yüzleşmek peşindeyiz şu anda. Deprem toplanma alanları dahil 2019’a kadar ki 20 yıllık depremden sonraki süreçte iyi sınav vermedik. Vermedi demiyorum, yapmadı demiyorum. Şimdi iyi sınavı vermediğimiz dönemin karşılığında hep beraber bir seferberlik ilan edeceğiz. Deprem, fay hattı şöyle çatladı, şöyle enerji açığa çıkacak, şu tarihte olabilir… Bırakalım bunları. Bizim işimiz o değil. Bizim işimiz bir an önce bu şehrin kötü yapılaşma düzenine son vermek. Bu şehrin deprem toplanma alanlarını düzenlemek, bu şehrin sıkıntılı yapı stokunu güçlendirmek ya da şu an yapıldığı gibi değil makul bir sistemle kentsel dönüşümü hızlıca hayata geçirmek.

AFAD toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Yardımcısı açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bugün o toplantıda neden yoktunuz?

-Burası itibarlı bir kurumdur, İBB’dir. 16 milyon insanın yerel idaresidir. Biz, mevzumuz olan konulara değiniyoruz. Mevzumuzun ilgili olmadığı konularda da bilgi almaya çalışıyoruz. Dün davet edildiğim yerdeydim. Devletimin davet ettiği her yere koşa koşa giderim ama bu gündemin, depremle ilgili şu anki yoğun gündemin yerine geçmesini şiddetle reddediyorum, kabul etmiyorum. Bu mevzuya ben dahil olmadım. Dahil olanların da bir an önce gerçek gündeme dönmesini bekliyorum. Net söyleyelim ki, devletimin davet ettiği hiçbir yere katılmamazlık etmem.

davet

Saraçhane’deki saldırı girişimi hakkında bilgi verir misiniz?

-Konudan haberdarım. Hakkında rapor düzenlemiş. Benim şahsımla ya da o makamla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bir takım tıbbi tespitler var. Emniyet birimleri gerekli süreci takip ediyor.

Marmara Denizi tabanına sismik aletler yerleştirilmesi için 2 Ferrari edecek paraya ihtiyaç olduğunu söylüyor bilim adamları…

-Dün akşam katıldığım programda bana da bir bilim insanımız bunu zikretti. Elbette konuyu inceleyeceğiz ama konuya parça parça bakmayı doğru bulmuyorum. Olaya bütüncül bakmalıyız. Eğer böyle bir bütçe, bir şehrin bilgi alma sürecine büyük bir katkı sunacaksa, direkt yaparız. Hiç kaçınmayız. Amacımız israfı engelleyip bu tür öncelikli konuları çözmek. Bu tür öncelikli konuları yapacağız ama depremi bütüncül ele almak adına 1-1,5 ay önce konuştuğumuz ve Kasım ayında yapmayı planladığımız deprem çalıştayına,tüm bu bileşenleri paydaşları davet edeceğiz. Mevcut durumun fotoğrafını çekeceğiz. İstanbul’u bilinçlendireceğiz. Sonra da İstanbul’un eylem planının İstanbulluya anlatacağız. Bu çalıştay marifeti ile -bir yetmez ikinci toplantı olur- bu şehrin ve bu ülkenin bilim insanları da deneyimli insanları da buna muktedirdir. Yeter ki muktedir olan insanların sözü geçsin. Siyasetin politikanın sözü geçmesin. Partilerin sözü geçmesin. Bu işe kafasını, hayatını adamış insanların sözü geçsin. Ben de tam onu istiyorum. Onun için şu an dün, bugün benim yaptığım bilgilendirmeleri bilgi olarak alsınlar. Ben, bu konuya kendini adamış herkesin yapacağı doğru politikalara yine onların karar vereceği ortak akla hizmet etmekten onur duyacağım. Biz bu konuda bilimin aklın önünde boynumuzu büker, talimat kabul eder, yolumuza devam ederiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir