Güncel

Erdoğan: Kaybedecek Tek Bir Günümüz Yok

tezkere

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Suriye sınırında kurmak istediği 30 kilometre derinliğindeki güvenli bölge için, “Kaybedecek tek bir günümüz dahi yoktur” dedi. Bu konuda uluslararası toplumda Türkiye’nin yaptığı çağrı neticesinde kimsenin elini taşın altına koymamasından yakınan Erdoğan, “Geldiğimiz noktada kendi yolumuzda devam etmekten başka çaremiz kalmamıştır” dedi. Erdoğan, oluşturulacak güvenli bölgede 2 milyon Suriyeli’nin iskan edeceğini söyledi. Erdoğan, “Planlarımız, proje çalışmalarımız hazır” dedi.

Erdoğan, Meclis Genel Kurulu’nda yasama yılının açılış oturumunda konuştu. Erdoğan, Türkiye’nin Suriye toprakları içindeki varlığının sebebini de, “Öncelikle şu hususu sizlerle bir kez daha paylaşmak istiyorum; Türkiye Suriye’nin toprak bütünlüğünden, siyasi ve idari birliğinden yanadır. Mevcudiyetimizin tek sebebi, sınırlarımıza yönelik terör tehditlerinin, ülkemizdeki Suriyelilerin geri dönüşlerini de engelleyen bir bariyer haline dönüşmüş olmasıdır. Biz asla savaştan, çatışmadan, kan dökülmesinden, acı çekilmesinden yana değiliz” sözleriyle açıkladı.

Erdoğan, Suriye krizi uzadığı için Türkiye’de 3 milyon 650 bin Suriyelinin bulunduğunu, misafirimizin yol açtığı kültürel, sosyal, ekonomik sınamaların farkında olduklarını kaydetti. Erdoğan, “Milyonlarca sığınmacıyı kendi topraklarımızda misafir etmeye devam etmek gibi bir düşüncemiz yoktur. Yaklaşık 8 yıldır misafir ettiğimiz bu insanların evleri, vatanları zaten vardır. Bize düşen sığınmacıların bir an önce kendi ülkelerinde hayatlarını sürdürebilecekleri güvenli bir iklimi oluşturmaktır.”dedi.

Meclis

Suriye’nin Toprak Bütünlüğünden Yanayız

“Öncelikle şu hususu sizlerle bir kez daha paylaşmak istiyorum; Türkiye Suriye’nin toprak bütünlüğünden, siyasi ve idari birliğinden yanadır. Mevcudiyetimizin tek sebebi, sınırlarımıza yönelik terör tehditlerinin, ülkemizdeki Suriyelilerin geri dönüşlerini de engelleyen bir bariyer haline dönüşmüş olmasıdır. Biz asla savaştan, çatışmadan, kan dökülmesinden, acı çekilmesinden yana değiliz. Tam tersine hem kendimiz hem Arabı, Ezidisi, Hıristiyanıyla tüm Suriye halkı için huzurlu bir gelecek istiyoruz. Birileri terör ve sığınmacı yükünü ülkemizin omuzlarımıza yükleyerek adeta bize diz çöktürmeye çalışıyor. Türkiye böyle alçakça bir oyunu kabul edecek kadar aciz bir ülke midir? Türkiye bir takım nevzuhur devlere yapıldığı gibi masa başında yazılan senaryoların figüranlığı yapacak kadar köksüz bir ülke midir? Türkiye değerlerini bir çırpıda kenara atacak, geleceğini başkalarına teslim edecek kadar sahipsiz bir ülke midir? Böyle olduğunu düşünenler varsa hiç kusura bakmasın, milletimizi de bizi de tanımıyor demektir. Açık ve net söylüyorum, biz bu dayatmaya, bu senaryoya rıza göstermeyiz. Millet olarak gerekirse ser veririz ama istiklalimizden ve onurumuzdan kesinlikle taviz vermeyiz. Suriye konusunda karşı karşıya bulunduğumuz durum tam da budur.”

Erdoğan, Fırat’ın doğusunda istedikleri neticelere ulaşamadıklarına işaret ederek, “Maalesef özellikle Fırat’ın doğusunda bu yöntemle arzu ettiğimiz neticelerin hemen hiçbirine ulaşamadık. Türkiye’nin artık bu konuda kaybedecek tek bir günü bile yoktur. Geldiğimiz noktada kendi yolumuzda devam etmekten başka çaremiz kalmamıştır. Mümbiç dahil Fırat’tan Irak sınırına kadar oluşturacağımız 30 kilometre derinliğindeki güvenli bölgede bir milyonu mevcut, bir milyonu da yeni yerleşim yerlerinde toplam 2 milyonu iskan ettirmeyi planlıyoruz. Planlarımız hazır. Proje çalışmalarımız hazır. Bunları devlet başkanları, başbakanlarla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki ikili görüşmelerde paylaştık.”şeklinde konuştu.

Yargı Paketini Yenileri Takip Edecek

Erdoğan, nisan ayında açıkladıkları yargı reformu strateji belgesinin ilk hazırlıklarının Meclis’e sunulduğunu dikkat çekerek, “Meclis’te mümkün olan en geniş uzlaşma ile tartışılması ve kabul edilmesi önemli. Bu paketi yenileri de takip edecektir. Bu paketlerin yapıcı bir anlayışla tartışılacağını umut ediyorum. Hukuk başkadır adalet başkadır. Meclis’in görevi adaletin tesisine imkan sağlamak için en ideal hukuk düzenlemelerini yapmaktır. Adalet peşinde koşarken bunu çerçevesinde koşan yasalarımızı da bunu çerçevesinde oluşturmalıyız.”dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir