Gündem

“Yargı Siyasi Öfkenin Aracı Olarak Kullanılmaktadır”

Haşim Kılıç

Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, 2007 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 367 kararının saygıyı hak etmediğini belirtti. Kılıç, bu kararın kamu vicdanını ikna etmediğini, erken seçimde halkın iradesinin vesayet odaklarını hizaya soktuğuna dikkat çekerek,

Tıpkı 2019 yılında yapılan mahalli seçimlerde YSK’nın İstanbul bölgesiyle ilgili verdiği karara karşı yenilenen seçimde “durumdan vazife çıkaranların” halktan gerekli cevabı aldığı gibi.”dedi.

Kılıç, Cumhuriyetin kuruluşundan bu tarafa yargının siyasi öfkenin aracı olarak kullanıldığını ve halen de kullanılmaya devam ettiğini kaydetti.

Kılıç‘ın Sivil Siyaset Hareketi isimli internet sitesine dizi halinde verdiği röpartajı devam etti. Kılıç, bugün yayınlanan röpartajından AYM’nın 367 kararı ve yargının içinde bulunduğu durumu değerlendirdi. Kılıç’ın açıklamaları şöyle:

AYM’nın 367 Kararı Saygıyı Hak Etmiyor

2007 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin oylamasında TBMM’nin toplantı yeter sayısının 367 oy gerektirdiği şeklinde oluşan düşünce ve kararların saygıyı hak ettiğini düşünmüyorum. AYM’nin TBMM’nin Cumhurbaşkanı seçebilmesi için toplantı nisabının 367 oy olması gerektiği kararı kamu vicdanını ikna edemediği için yapılan erken seçimde halkın iradesi, vesayet odaklarını hizaya sokmuştur. Tıpkı 2019 yılında yapılan mahalli seçimlerde YSK’nın İstanbul bölgesiyle ilgili verdiği karara karşı yenilenen seçimde “durumdan vazife çıkaranların” halktan gerekli cevabı aldığı gibi. Kuşkusuz bu kararın ağırlığı AYM’nin kararı kadar büyük olmasa bile, hak ihlalinde ortaya çıkan sonuca halkın iradesi aynı cezayı kesmekte gecikmiyor.

Yaşanan olaylar göstermiştir ki, yargı mensuplarının sahip olduğu ‘yorum hakkı’ dürüst kullanılmadığında sorun üretir. İnançların, ideolojilerin ya da korkularının işgali altında kalan vicdan sahiplerinin adalet dağıtması zordur. Yargı vicdanı bunlardan arınmadıkça devletin farklılıklar arasında hakemlik görevini adil bir eksende sürdürmesi düşünülemez.

Yargı Siyasi Öfkenin Silahı Olarak Kullanıldı

Bir gerçeğin altını çizmek isterim. Cumhuriyet kurulduğundan beri yargı, siyasi öfkenin silahı olarak kullanılmış ve halen de kullanılmaya devam edilmektedir. Dün bir siyasetçinin şiir okuduğu gerekçesiyle politik hayatının bitirilmesine karar veren anlayışla, bugün de terörü övme ya da hakaret suçunun içine gizleyerek ifade özgürlüğünü yok eden anlayış sahipleri arasında fark yoktur. Siyasi söylemleri ve eleştirileri kolayca suça dönüştürebilen yargı organlarının kararları sorun olmaya halen devam etmektedir.

Farklı Düşüncelerin Olduğu Çoğulcu Bir Yapı

Kurul halinde çalışan bütün kurumların yapısında ‘çoğulculuğu sağlayacak’ bir seçim düzeninin oluşturulması, bağımsız bir yargının da olmazsa olmaz koşuludur. Geçmişte yapılan tercihlerde “bizim mahalleden” anlayışının ülkemizi nasıl felaketlere sürüklediği her kesimden vatandaşın tanık olduğu acı gerçeklerdir. Kurullarda yer alacak farklı düşüncelerin oluşturduğu çoğulcu yapı, dengeleyici ve denetleyici niteliğiyle tarafsızlığın sağlanmasında olumlu katkılar da sunacaktır.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir